AYM de Kararında Geç Ödenen Borca Uygulanan Faizin Aşınmayı Önleyemediğine Dikkat Çekti: Enflasyon Alacağı Eritiyor

Giriş: Günümüz Ekonomisinde Faiz ve Enflasyon Arasındaki Savaş

Ekonomi şimdiye kadar gördüğümüzden daha hızlı bir şekilde dalgalanıyor. Enflasyonun yükseldiği dönemlerde kanuni faiz ve temerrüt faizi düzenlemelerinin nasıl uygulanacağı, borç ilişkilerinin tarafları için netlikten çok belirsizlik yaratabiliyor. Özellikle yüksek enflasyon koşullarında paranın zaman içindeki değer kaybını dikkate alan mekanizmaların eksikliği, alacaklı ile borçlu arasındaki güveni zedeliyor. Bu makalede, mevcut yasal çerçeveyi, anayasal uyum tartışmasını ve taraflar için önerilen çözümleri derinlemesine inceliyoruz.

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Yasal Çerçeve: Temel Amaç ve Yetkiler

Yasal düzenlemenin temel amacı, borçların zamanında ödenmemesi durumunda oluşan celselerde adil bir denge kurmaktır. Faiz oranı genelde yıllık %12 olarak öngörülmüş ve Cumhurbaşkanı’na bu oranı aylık olarak belirleme, indirme veya artırma konusunda geniş yetkiler verilmiştir. Bu mekanizmanın amacı, bankacılık ve ticaret ilişkilerindeki belirsizliği azaltmaktır. Ancak uygulanabilirlik, özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde tartışmalı hale gelir ve pratikte dengeyi bozabilir.

Enflasyon Karşısında Koruma Eksikliği ve Hukuki Boşluklar

AİHM veya Anayasa Mahkemesi yaklaşımıyla da paralel olarak, enflasyon karşısında değer kaybını önlemek için etkili mekanizmaların yetersizliği önem kazanır. Mahkeme kararları, paranın zaman içindeki değer kaybını karşılayacak yasal yolların bulunmaması nedeniyle mülkiyet hakkı ve erisim hakkı bağlamında ciddi riskler doğduğunu belirtir. Bu, borçlular için ödeme akışını bozabilir ve alacaklılar için reel getiri kaybına yol açabilir. Dolayısıyla mevcut düzenlemenin anayasal temellere uygunluğu yeniden ele alınmalıdır.

Anayasal Uyum Tartışması ve Hukuki Sonuçlar

İlgili düzenlemenin, sözleşmeden kaynaklı borç ilişkileri bağlamında anayasal olarak aykırı olduğuna ilişkin tespitler, düzenlemenin yürürlüğe girmesi konusundaki belirsizliği derinleştirir. Bu bağlamda, kararın uygulanabilirliği, politika yapıcılar için acil bir meydan okuma olarak karşımıza çıkar. Yasal belirsizlikler uzun süre devam edecek olursa, işletmelerin yatırım kararları ve finansman maliyetleri doğrudan etkilenir. Dolayısıyla hukuk güvenliği sağlamak için yeni adımlar atılması gerekir.

İşverenler ve Borç Alanlar İçin Hukuki Güvence Stratejileri

Güncel gelişmeler ışığında, işverenler ve borç alanlar için güvence mekanizmaları hayati önem taşır. Kamu otoriteleri, enflasyon karşısında korunmayı sağlayan mekanizmalar geliştirmeli ve yeniden yapılandırılmış yasal çerçeve ile mevcut belirsizliği azaltmalıdır. Ayrıca uluslararası sözleşmeler ve AB mevzuatı ile uyumlu bir altyapı kurulması, uzun vadeli ekonomik istikrarı destekler. Bu adımlar, taraflar arasındaki güveni pekiştirecek ve yatırım ortamını canlandıracaktır.

Çözüm Önerileri: Enflasyon Endeksli Faizler ve Telafi Mekanizmaları

  • Enflasyon endeksli faiz oranları ile gerçekçi getiri korunmalı; böylece alacaklılar enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybına karşı korunur.
  • Reyting bazlı telafi mekanizmaları kurularak, borçlunun ödeme kapasitesi ile alacaklıya olan talep dengelenir.
  • KOBİ’lerin korunması amacıyla esnek ve hızlı uygulanabilir yasal çerçeve oluşturulmalı; kredi teminatları ve yeniden yapılandırma süreçleri kolaylaştırılmalıdır.
  • Mahkemelerin alacak tahsilinde daha hızlı ve şeffaf kararlar alması için idari ve yargısal altyapı güçlendirilmelidir.
  • Sözleşme taraflarının haklarını dengeli koruyan mekanizmalar ile tarafsız inceleme süreçleri tesis edilmelidir.

Uygulama İçin Adımlar ve Stratejik Yol Haritası

  1. Mevzuatın revize edilmesi: Enflasyon etkisini doğrudan yansıtan faiz hesaplama kuralları ve mülkiyet haklarının korunmasına yönelik ek hükümler eklenir.
  2. İstatistik ve ölçüm mekanizmaları: Enflasyon endeksi ve reel getiriyi güvenilir şekilde izleyen kurumlar güçlendirilir.
  3. Uyum yol haritası: AB mevzuatıyla uyumlu standartlar belirlenir ve sektörel rehberler yayınlanır.
  4. Mahkeme süreçlerinde operasyonel iyileştirmeler: Tahsilat süreçlerinde hız ve şeffaflığı artıran dijital çözümler devreye alınır.
  5. İletişim ve eğitim: Taraflar, avukatlar ve şirket yöneticileri için yeni düzenlemelerin uygulanabilirliğini açıklayan eğitimler düzenlenir.

Gelecek Perspektifi: Adil ve Sürdürülebilir Bir Finansal Çerçeve

Sonuç olarak, kanuni faiz ve temerrüt faizi düzenlemelerinin daha adil, sürdürülebilir ve anayasal olarak sağlam temellere oturtulması zaruridir. Bu süreçte, etkin politikalar, güçlü hukuk güvenliği ve yenilikçi ekonomik araçlar bir araya gelerek, taraflar arasındaki güveni yeniden tesis eder ve ekonomik istikrarı pekiştirir. Yasal reformlar, borç verenler ile borç alanlar için adil yük paylaşımını mümkün kılar ve uzun vadeli büyümeye katkıda bulunur. Bu çerçevede atılacak adımlar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz; yarınların finansal güvenliğini de temin eder.