ABD’de yeni bir araştırma, petrol ve gaz sektörünün her yıl 91.000’den fazla erken ölüme yol açtığını ortaya koydu. Çalışma aynı zamanda 10.000’den fazla erken doğum, yüz binlerce yeni astım vakası ve binin üzerinde kanser gelişimi ile doğrudan bağlantı kuruyor. Bilim insanları, kirliliğin yalnızca yakıt yakılırken değil, arama, sondaj, taşıma ve rafinaj aşamalarında da ortaya çıktığını gösteriyor.
Petrol ve Gaz Faaliyetleri Hangi Kirleticileri Salıyor?
Azot dioksit (NO₂), ozon (O₃) ve ince partikül madde (PM2.5) başlıca kirleticiler arasında yer alıyor. Bu maddeler akciğerlerin derinliklerine ulaşabiliyor ve dolaşım sistemine karışarak kalp-damar hastalıkları ile solunum yolu sorunlarına neden oluyor. Araştırmacılar, bu kirleticilerin özellikle çocukluk çağı astımı ve erken doğum riskini artırdığını tespit etti.
Coğrafi Dağılım ve Eşitsizlikler
Sağlık riskleri ABD genelinde eşit dağılmıyor. Yerli Amerikalılar ve Hispanik topluluklar arama ve taşıma süreçlerinden kaynaklanan kirliliğe daha fazla maruz kalıyor. Siyah topluluklar ise rafinaj gibi aşağı akış faaliyetlerinden orantısız şekilde etkileniyor. Doğu Teksas ve Güney Louisiana’daki Kanser Sokağı bölgelerinde bu etkiler daha belirgin hale geliyor.
2017 Verileri Güncelliğini Yitirdi mi?
Çalışma 2017 verilerini kullanıyor. O tarihten bu yana petrol ve gaz üretimi %40 artarken, tüketim %8 yükseldi. Bu artış, bugünkü sağlık etkilerinin 2017’den daha büyük olabileceğini gösteriyor. Araştırma yalnızca dış hava kirliliğini incelediğinden, sera gazı salımları ve iklim değişikliği etkileri henüz hesaba katılmadı.
Araştırmanın Yöntemi ve Önemli Bulguları
University College London, Stockholm Çevre Enstitüsü, George Washington Üniversitesi ve Colorado Boulder Üniversitesi bilim insanları, gelişmiş bilgisayar modelleriyle kirliliğin ülke çapında yayılımını haritaladı. Verileri ulusal sağlık istatistikleriyle eşleştirerek şu sonuçlara ulaştılar:
- İnce partikül maddeye bağlı erken doğumların ve yetişkin ölümlerinin yaklaşık beşte biri petrol ve gaz kaynaklı.
- Azot dioksit kirliliğine bağlı çocukluk çağı astım vakalarının yaklaşık yüzde 90’ı aynı sektöre bağlanıyor.
Dr. Karn Vohra’nın Değerlendirmesi
Çalışmanın baş yazarlarından Dr. Karn Vohra, sektöre özel hava kalitesi modelleri kullandıklarını belirtti. Bu modeller sayesinde kirleticilerin coğrafi dağılımı ve sağlık etkileri daha net ölçüldü. Dr. Ploy Achakulwisut ise petrol ve gaz kullanımının azaltılmasının kısa vadede halk sağlığı açısından önemli kazanımlar sağlayacağını vurguladı.
Kirlilik Sürecinin Adım Adım Etkileri
Petrol ve gazın her aşaması farklı kirletici salıyor. Arama ve sondaj sırasında NO₂ ve metan salınıyor. Taşıma sırasında sızıntılar PM2.5 oluşumuna yol açıyor. Rafinaj aşamasında ise ozon ve diğer uçucu bileşikler atmosfere karışıyor. Bu kirleticiler solunumla akciğerlere ulaşıyor, kan dolaşımına geçiyor ve kalp-damar ile solunum sistemi hastalıklarını tetikliyor.
Verilerin Gerçek Etkiyi Yansıtma Gücü
Araştırmacılar, elde edilen rakamların gerçek durumu tam yansıtmayabileceğini belirtiyor. 2017’den bu yana üretim artışı ve tüketim artışı göz önüne alındığında, bugünkü erken ölüm ve hastalık sayıları daha yüksek olabilir. Ayrıca iklim değişikliği etkileri henüz dahil edilmediğinden, fosil yakıtların toplam sağlık maliyeti daha büyük olabilir.
